Ülkemizde Sosyal Yardımlar

794

Ülkemizde sosyal yardım denince akla ilk gelen kurum/kuruluşlar Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezleri, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (Kaymakamlık ve Valilik), Belediyeler (Büyükşehir, İl ve İlçe Belediyeleri) ve Sivil Toplum Örgütleridir. Sosyal yardım veren kurum/kuruluşların çok olması bir avantaj gibi görünse de birçok noktada dezavantaja dönüşebilmektedir.

Örneğin; gıda ve kömür gibi ayni yardımları hem belediyeler hem de vakıflar vermektedir. Bu da aynı hizmetin hem belediyeden hem de vakıftan alınmasına, gereksiz yere müracaatların olmasına, kaynakların israf edilmesine sebep olmaktadır.  Ayrıca vakıf ile belediye arasında bir bilgi alışverişi bulunmadığı için bir taraftan alınan yardımı diğer taraf bilmemektedir.

Aynı şekilde engelli bireye sahip aileler hem SYDV’den engelli/engelli yakını aylığı hem de ASP il müdürlüğünden evde bakım aylığı alabilmektedir. Bu durum da engelli bireyi, ailenin geçim kaynağı haline getirebiliyor. Ayrıca yardım miktarı arttıkça bakım kalitesinin artmadığı da bilinen bir gerçektir.

Birçok kurum/kuruluştan sosyal yardım almak, insanları yardıma bağımlı hale getirmekte ve potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önünü tıkamaktadır. Bazı sosyal yardım şartları da doğası gereği insanların gelişimini engellemektedir. Örneğin; sigortalı olmamak şartı, insanların kayıt dışı çalışmasına ve sağlık haklarından yararlanamamalarına neden olmaktadır.

Bazı politika yapıcıları tarafından sosyal yardım vermek ile sosyal refah devleti olmak eşdeğer görülebiliyor. Sosyal yardımlarla övünmek doğru bir yaklaşım tarzı değildir. Aksine sosyal yardımlara ne kadar az gerek duyulursa o zaman doğru yoldayız demektir. Çünkü onurlu olan bir yaşam tarzı sosyal yardımlara bağımlı olan bir yaşam tarzı değil, herkesin işinin olduğu ve parasını kendisinin kazanabildiği bir yaşam tarzıdır.

Sonuç olarak;

  • Sosyal yardım yapan tüm kurum/kuruluşları tek çatı altında toplamak mümkün görünmemektedir. Fakat sosyal yardım yapan kurum/kuruluşlardan bilgilerin aktarıldığı bir sosyal yardımlar veri tabanı oluşturulmalı ve tüm paydaşlar veri tabanındaki kayıtlı bilgilere ulaşabilmelidir. Böylece sosyal yardım istismarının önüne geçilmiş olacaktır.
  • Bir kurum/kuruluşun yaptığı sosyal yardımı başka bir kurum/kuruluş yapmamalıdır. Sosyal yardımlar birbirini tamamlar nitelikte olmalıdır.
  • Sosyal yardımlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılırken güçsüz, aciz, muhtaç vb. kavramlar kullanılmamalıdır. Bu kavramlar sosyal yardımın bir hak olara görülmesinden ziyade lütuf olarak görülmesine neden olmaktadır.
  • Sosyal yardım yapılırken insanların gelişimini destekleyici şartlar koşulmalıdır. Sosyal yardımlar olumsuz bazı durumların değişmesi için motivasyon kaynağı haline dönüşebilir. Örneğin; yardıma başvuru yapan işsiz bir insanın İŞKUR’a başvuru yapması şartı koşulabilir ya da engelli evde bakım ücretine başvuran bir bakıcı için engelli bakımı ile ilgili bir kurs alması şartı koşulabilir.
  • Ayni yardımlar reklam malzemesi haline getirilmemeli, yardımın verilmesi esnasında kişilerle fotograf çektirilmemeli, elde kalmış ve satılamayan malzemeler yardım olarak verilmemeli, insanların etiketlenmesini önleyici tedbirler alınmalıdır.
  • Sosyal yardımların miktarları ihtiyaç oranına göre değişebilmelidir. Çünkü her ailenin ihtiyaç durumu, gelir-gider dengesi farklıdır.
  • Sosyal yardımların amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmek, ailedeki gelişimi izlemek ve yeni ihtiyaçların doğup doğmadığını belirlemek amacıyla sosyal yardım süreci boyunca gerekli izleme çalışmaları yapılmalıdır.
Puan:
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Lütfen Cevabı Aşağıya Giriniz: